QR kodları son yıllarda e-postalarda ve fiziksel ortamlarda yaygınlaşan unsurlar haline gelmiş, ancak bu yaygınlığı siber tehdit aktörleri istismar etmeye başladılar. ESET tarafından tanımlanan "quishing" (QR kod + phishing) saldırıları, geleneksel kimlik avı yöntemlerinden önemli ölçüde farklılaşarak kurumsal güvenlik altyapısını ciddi şekilde zorlayıcı nitelik kazanmıştır.
Quishing yönteminin etkinliği, QR kodların doğal özelliklerinden kaynaklanmaktadır. Kodlanan URL'ler insan gözüyle görülemez ve yazım hataları gibi geleneksel özensizlik göstergeleri yoktur. Ayrıca, birçok kurumsal e-posta filtresi QR kodlarının içeriğini analiz edemezken, saldırganlar bu kodları PDF veya JPEG ekleri içine gömülerek tespit riskini daha da azaltabilirler. Bu yapı, çalışanları korunan kurumsal bilgisayarlardan güvenlik kontrolleri daha zayıf olan mobil cihazlara başarıyla yönlendirmek için ideal ortamı sağlar.
Tehdidin gücü, sosyal mühendislik taktikleriyle birleştiğinde artmaktadır. Saldırganlar, Microsoft veya DocuSign gibi güvenilir markalar taklit edip aciliyet hissi yaratarak kullanıcıları tarama işlemine teşvik etmektedirler. Kurumlar, çalışan eğitimi, gelişmiş e-posta güvenliği ve mobil cihaz yönetimi gibi çok katmanlı bir güvenlik yaklaşımı benimsemeyi gerektiren bu tehdide karşı hazırlıklı olmalıdırlar.






