Artan jeopolitik belirsizlikler, yapay zeka destekli saldırılar ve hızlanan dijital dönüşüm, kurumların siber dayanıklılığını yeniden sorgulatıyor. PwC'nin yayımladığı Dijital Dünyada Güven Araştırması 2026, önemli yatırımlara rağmen şirketlerin siber güvenlik alanında hazırlık seviyesinin istenen noktada olmadığını ortaya koyuyor. Araştırmaya göre, kurumların yalnızca %6'sı ele alınan tüm siber riskler karşısında kendisini tam anlamıyla hazırlıklı görüyor. Ayrıca, iş ve teknoloji liderlerinin %60'ı jeopolitik gelişmeler nedeniyle siyer güvenlik yatırımlarını en önemli üç stratejik önceliği arasına almış durumda.
Kron Teknoloji Eş Genel Müdürü Ayşe Yenel, araştırmanın bulgularının güvenlik mimarisinde temel bir paradigma değişimine işaret ettiğini belirtiyor. Saldırganlar artık ağ çevresini aşmaya değil, en yüksek yetkilere sahip kullanıcı hesaplarını hedef almaktadır. Bu nedenle kimlikler, ayrıcalıklı hesaplar ve kritik sistem erişimleri yeni güvenlik sınırını oluşturuyor. Yenel, "Siber saldırıların çoğu güvenlik duvarlarını değil, yanlış yönetilen kimlikleri hedef alıyor. Yeni dönemde en kritik yatırım, kimlik güvenliği ve ayrıcalıklı erişim yönetimi olacak" diyerek güvenlik stratejisinin kimlik merkezli olması gerektiğine vurgu yapıyor.
PwC araştırması, önümüzdeki dönemde kurumların en fazla yatırım yapmayı planladığı alanlar arasında kimlik ve erişim yönetimi, yapay zeka destekli güvenlik yetkinlikleri, veri koruma ve bulut güvenliğinin ön çıktığını gösteriyor. Yapay zeka tabanlı sistemlerin ve otomasyonun yaygınlaşmasıyla servis hesapları, API'ler ve makine kimliklerinin sayısı da hızla artıyor. Bu durum, kimlik güvenliğini geleceğin en kritik siber güvenlik başlıklarından biri haline getirmektedir.





